Adam elindeki bira şişesini sımsıkı tutuyordu.
Esmer bir kadına benziyordu adamın elinde bira şişesi. Bir an bıraksa yere düşecek ve kırılacaktı kadın, tutkular dökülecekti yere herşey bitecekti sanki.
Porsuğa karşı bir banka oturdu adam, biraz etrafı izledi ve biradan bir yudum aldı. Hava soğuktu, belli belirsiz inceden bir yağmur yağıyor gibiydi şehrin üstüne. Adamın kafası karışıktı, bulanıktı, iğrençti. Bir gecede binlerce kadını bile düzse, mutlu olamayacağını düşündü.
Mutsuzluğunun nedenlerini bir şişeye koymuş yudumluyordu. Asla bilemeyecekti o nedenleri. Siktiği dünyaların içinde boğulmuştu. Yolunu kaybetmiş müjde ar gibi ruhu ona '' İstanbul ne tarafta hemşerim? '' diye sorarken o düzenin düzdüğü, düzülmüş bir düz insandı. Kaybetmişti, herkes gibi..
Asla bilemeyecekti kaybettiklerini.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder